Blog
Liverpool'a Giderseniz...
15 Aralık 2015, Salı

Liverpool'a Giderseniz...

Liverpool… Futbol ve müzikseverler için Dünyanın en keyifli şehirlerinden biri. Şehrin adıyla yaşayan ve ülkemizde de birçok hayranı bulunan Liverpool Futbol Kulübü ise dünyanın en ikonik takımlarından. Efsane oyuncuları, menajerleri, kazandıkları kupalar, acılar ve sevinçlerle dolu tarihi, ezeli rakipleri, stadyumu…

 

Elbette 126 yıllık kulübü, size 600-700 kelime ile anlatamayız. Ancak size bir maç bileti ile Liverpool’u izleme, Kırmızıların kupalarla dolu tarihini yerinde görme şansı sunabiliriz!

 


 

Yeni yılın Şubat ayında tam 127. yaşını kutlayacak olan Premier League’de henüz kupa kaldıramamış olan Liverpool, 2014 baharında bu hayalini gerçekleştirmeye çok yakındı. Daha sonra filmlere konu olabilecek bir finalle şampiyonluğun bir başka bahara kaldığı anlaşıldı.  Liverpool 2017- 18 sezonunu 4. sırada bitirerek Manchester City, Manchester United, Tottenham’dan sonra Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkı kazandı. ​

 

Şampiyonluk yolundaki rakiplerine nazaran, hep daha mütevazı bir stadyumda, daha mütevazı oyuncularla, daha mütevazı bir futbol oynayan Kırmızılar için Alman teknik adam sanırız, en iyi seçenekti. Borussia Dortmund’da bir devrime imza atan Klopp, Liverpool’da da çok kısa bir sürede takımın hem futbolunda hem de imajında olumlu yönde bir ivme yarattı. Buna en güzel örnek Mısırlı kanat oyuncusu Muhammed Salah’in 32 gol ile İngiltere Premier Lig sezonunda en fazla gol atan futbolcu olması diyebiliriz.

 

Sizde Jürgen Kloop’un Liverpool’unu ve Muhammed Salah’ın gollerini Andfield’da izlemek isterseniz bu sene bu deneyimi yaşamanın tam zamanı!

 

İngiltere’nin kışı biraz sert olsa da, İrlanda Denizi’ne kıyısı olan bu şehirde sizi, tıpkı Liverpool Futbol Kulübü gibi ısıtacak birçok şey var. Tabii takıma güveniniz tamsa, olası şampiyonluk maçları için baharı bekleyip tam 28 yıldır bugünü gözleyen Liverpoollular gibi Nisan-Mayıs aylarında da stadyumdaki yerinizi alabilirsiniz.

 


Şehirde yaz-kış demeden yapılacak birçok şey var demiştik… Madem şehre Liverpool’u yerinde izlemek için gidiyorsunuz, o zaman yapmanız gereken ilk şey kulüp müzesini ve stadyumu gezmek olacak. Değişik paketler halinde alabileceğiniz bu geziyi maç günü yapmamanızı tavsiye edebiliriz. Zira tur süresinde ve gezilen yerlerde kısıtlamalar oluyor. (Noel döneminin belli günlerinde ise tamamen kapalı, resmi siteden bakmanızda fayda var.) Hem maçtan önceki gün gezerseniz (15.00’e dek gitmeniz gerek), maçı da motive şekilde izleyebilirsiniz. Ne de olsa müzede tam 5 tane Şampiyonlar Ligi Kupası var.

 

Eğer Liverpool’a İstanbul’dan gidiyorsanız, halkla sosyalleşmede diğer insanlara nazaran 1-0 önde başlıyorsunuz. Unutmayın ki; futbol tarihinin en epik maçlarından biri 2005 yılında Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynandı! Hatta bunu maç günü işporta tezgahlarında indirim almak için bile kullanabilirsiniz.

 

Anfiel Road’un altında bulunan Liverpool mağazası bizdeki takım mağazalarına nazaran size, kırtasiye dükkanından hallice gibi görünebilir. Ancak ürün çeşitliliği makul seviyede.

 

Burayı da stadyum turunun ardından gezebilirsiniz ancak alışveriş için önerimiz Liverpool One isimli alışveriş merkezinde bulunan Liverpool FC Store olacak. Kulüp yetkililerinin söylediğine göre bu mağaza, sahip oldukları en büyük resmi büyük mağaza. Hazır Anfield’da gitmişken, Hillsborough Faciası’nda hayatını kaybedenleri anmayı da unutmayın ve bir kulübün ve hatta bir halkın, taraftarlarını ve insanlarını, üzerinden uzun yıllar geçmiş olsa da hala nasıl andığını gözlerinizle görün.

 


Anfield gezinizi erkenden yaptıysanız, güne müzikle devam edebilirsiniz. Dünya müzik tarihinde çığır açan, günümüz türlerine yön veren, gelmiş geçmiş en büyük müzik grubu (bu konu İngiltere’de tartışmaya kapalı) The Beatles Story’de sizi bekliyor. Grubun, turnelerde kullandığı özel eşyalarından, bugüne dek üretilmiş oyuncaklarına; kendi ses kayıtlarından, sahne aldıkları kült barların birebir maketlerine; kısacası A’dan Z’ye Beatles’la dolu bir eşsiz bir müze. Çıkışta müzenin resmi mağazasına da uğramayı unutmayın. Hatta şehrin merkezinde bulunan ve grup tarihinde ayrı bir yeri olan The Cavern Club’a da…

 


İngiliz mutfağı, biz Türkler için oldukça fakir görünebilir. Ancak Liverpool’da da, Londra’daki gibi dünya mutfaklarından iyi ve kaliteli restoranları rahatlıkla bulabilirsiniz. Deneyimlemeniz gereken mekanlar ise geleneksel publar olmalı, ki şehirde bolca var.

 

Empire Theatre, Radio City, Royal Liver Building ise genel kültürünüze ve göz zevkinize katkıda bulunacak olan mimari yapılar, tarihi yerler. London Eye’ın bir benzeri Liverpool’da da bulunmakta. Eğer biraz sıra beklemekten üşenmez ve yüksekten korkmazsanız, denize nazır bu devasa dönme dolaba da binebilirsiniz.

 

Bu güzel şehirde sizi zorlayacak tek şey, Liverpoolluların konuştukları İngilizce olabilir. Zira adı İngilizce olsa da ülkenin batısında konuşulan bu dile “Scouse” denmekte, yani Merseyside ya da Liverpool İngilizcesi…

 


 

 

Liverpool John Lennon Havalimanı’na şimdilik Türkiye’den direkt uçuş yok. En kolay seyahat yolu, Manchester’a uçup, Liverpool’a trenle geçmek. Çok sık tren var ve maksimum 1,5 saatte (seyahat süresi bineceğiniz yere ve durak sayılarına göre değişiyor) şehre ayak basabilirsiniz. İki şehir, demir ağlar sayesinde bu denli yakın. Manchester, başka bir yazının konusu olacaktır ancak adı geçmişken, İngiltere’nin en büyük rekabetlerinden birini yani 15 Aralık 2018’de Liverpool- Manchester United​ maçını yerinde izlemek de şehri görmek için en güzel bahanelerden biri!

 


 

Sizin için başka bir bahane de bugüne dek oynanan en dostane derbilerden Merseyside derbisini yani 01 Aralık 2018 tarihinde oynanacak  Liverpool-Everton maçını izlemek olabilir, neden olmasın…​