Blog
Londra’yı Neden Görmelisiniz?
19 Ocak 2017, Perşembe

Londra’yı Neden Görmelisiniz?

Geçtiğimiz yıl Londra’yı, Birleşik Krallık dışından yaklaşık 19 milyon kişi ziyaret etti. Rakamın büyüklüğüne başkentte gerçekleşen spor, sanat ve kültürel etkinlikler de elbette etkili etti. Ziyaretçilerin yarım milyon kadarı ise Avrupa’nın en gözde şehrine sadece futbol için geldi…

 

Tam 5 Premier Lig kulübüne ve dünyanın en güzel futbol mabetlerinden Wembley Stadyumu’na sahip olan bir şehirde olunca, insan ister istemez kendini futbolun kalbinde hissediyor.

 

Sadece Arsenal, Chelsea, Tottenham, West Ham United ya da Crystal Palace da değil, alt liglerdeki heyecan da eklenince, Londra, aslında tüm Birleşik Krallığın yaptığı gibi, hafta sonları futbolla yatıp futbolla kalkıyor.

 

Bu yazıyı okuyorsanız, sizin de bir ‘futbol turisti’ olduğunuzu tahmin etmek pek güç değil. Belki de ilk deneyiminizi yaşayacaksınız. Lakin Londra, sadece futboldan da ibaret bir şehir değil, tabii ki… Buradayken, sanatın, modanın ve müziğin de bir anlamda kalbindesiniz. Peki Londra’da ‘muhakkak yapılacaklar’ listenizde neler olmalı? İşte cevabı!

 

British Museum ile Dünya Tarihine Tanıklık Etmek

Londra deyince müzelerine ayrı bir sayfa açmak gerekir. Bilim Müzesi, Doğa Tarihi Müzesi, Ulusal Galeri, Tate Modern, Şehir Müzesi ve daha bir sürüsü… Tamam, belki de siz ‘müze gezenlerden’ değilsiniz, fakat British Museum’u görmeniz gerekmekte! Çünkü Anadolu medeniyetleri de dahil dünya üzerinden birçok uygarlığın en nadide eserlerini başka bir yerde, ‘bir arada’ görme şansınız yok. Ama tabii, bu müzeyi bir günde gezerek bitirme şansınız olmadığını da ekleyelim… Bir adım atın yeter, üstelik ‘en iyi müze, ücretsiz müzedir’ öyle değil mi?

 

Alışverişte Boyut Atlayabilirsiniz

Dünyaca ünlü markaların yanı sıra birçok sıradışı ve lokal mağazanın da yer aldığı Oxford Street, şehrin en büyük cazibe merkezlerinden biri. Alışveriş için buradan daha iyi çok az lokasyon var. Evet, milenyum çağındayız ancak global dünyamızda halen Türkiye’ye gelmemiş birçok markanın olduğu da bir gerçek. Dahası, birçok ünlü marka da sınırlı sayıda ürettiği özel koleksiyonlarını New York, Paris ya da Milano dışında sadece burada satmakta. Londra’ya giderken Türk lirasının Pound karşısında mağlubiyetini en baştan göze aldığınızı varsayıyoruz. Hal böyle olunca da kendinizi akşam otelinize dönerken, elinizde onlarca poşetle bulmanız çok olası…

 

Hyde Park Sayesinde Bünyeye Biraz Huzur

New York’ta Central Park, Amsterdam’da Vondelpark, Londra’da ise Hyde Park… Bu şehirlere adımını dahi atmamış olan insanların bile adını şıp diye söyleyebileceği bu mekanlar, şehrin içinde size bambaşka anlar vaat ediyor. Yaklaşık 50 futbol sahası büyüklüğündeki bu devasa parkta, bulacağınız yegane şey huzur… Sincaplardan korkmuyorsanız, sizi burada onlar dışında hiçbir şey rahatsız edemez. 350 dönümlük arazide karşınıza birçok sanat eserinin de çıkacağını belirtelim.

 

Camden Town Ve Portobello Road İle Başka Bir Boyuta Geçin

Belki rock’n rollcu değilsiniz, belki de bohem bir hayatın kıyısından dahi geçmediniz ancak bu hayat tarzı gerçekte nasıl görünüyor, bunu deneyimlemek istemez misiniz? Camden Town, ‘turistik’ bir seyahate ‘alternatif’ bir boyut katmak için birebir… İkinci el kıyafetlerden plaklara, dünyanın en acayip ürünlerini satan mağazalardan farklı damak tadlarına hitap eden restoranlara dek yüzlerce dükkanı bir arada bulacağınız bir alan. Bir de Portobello Road var, tabii. Hani meşhuuuur Notting Hill filminden bildiğimiz cadde… Yalnız buraya gitmek için özellikle bir Cumartesi günü seçmeniz görecekleriniz adına daha faydalı olabilir. Zira yola kurulan birçok antika eşya, kitap, giysi ve plak tezgahı yüzünüze kocaman bir gülümse katabilir.

 

Tabii Ki, Buraya Kadar Gelmişken Bir Maç İzleyin!

Ve gelelim sadede… Başa dönüyoruz, 500 bin insan yanılıyor olamaz! Bir futbol tutkunuysanız ve yolunuz da Londra’ya düştüyse yapmanız gereken yegane şey, her hafta sonu dünya üzerinde yüz milyonlarca insanın televizyon başında izlediği o stadyumlara adım atmak! Bu bir stadyum gezisiyle olur, kulüp müzelerini arşınlamak olur… Ama en iyisi bir maçı yerinde izlemekle olur! Olmuşken en havalısı olsun deyip Chelsea, Arsenal ya daTottenham maçına bir bilet alabilir; yok ben daha alçak gönüllüyüm derseniz West Ham United ya da Crystal Palace’ı da izleyebilirsiniz. Hem ne değişecek ki, neticede dünyanın en iyi, en rekabetçi liglerinden birini, yerinde deneyimlemiş olacaksınız. Bilet bulabilmek için binbir yolun denendiği bu maçlar için sizin hiçbir şeyi düşünmenize de gerek yok, zira POP Event dünyanın her yerinde bir tık ya da bir telefon kadar uzağınızda!