Blog
Premier League'de Maç İzlemeye Gidiyoruz!
18 Kasım 2016, Cuma

Premier League'de Maç İzlemeye Gidiyoruz!

Futbolun, bir çeşit inanış biçimi gibi görüldüğü İngiltere’nin en üst düzey ligi, Premier League’in yayıncılık ve pazarlama alanındaki başarısı sayesinde ise İngiliz futbolu, kulüpler bazında tam bir ‘çılgınlığa’ dönüştü. 53 milyonluk ülkede futbola olan ilgi zaten parmak ısırtan cinstendi… Gelecek Şubat ayında 25. yaşını kutlayacak olan Premier League ile birlikte İngiliz kulüplerine olan ilgi sınırları aştı ve diğer kıtalara da ulaştı.

 

Hatırlayın; bu sezon başında yayıncı krizi yaşanan ülkemizde, Premier League’i bir hafta izleyemeyen Türk futbolseverler nasıl mutsuz olmuş ve şikayet etmişlerdi… Türkiye’de 2003 yılından bu yana düzenli şekilde yayıncı bulan bu ligin cazibesine kapılıp, İngiltere’nin yolunu tutan futbolseverler de yok değil. Tıpkı dünyanın öbür ucundan Arsenal’i, Manchester United’ı ya da Chelsea’yi izlemek için binlerce kilometre yol kat eden diğer futbolseverler gibi bizler de artık sempati duyduğumuz bir Premier League takımını ‘yerinde’, ‘efsaneleşmiş stadyumlarında’ izlemek için İngiltere’ye bilet kestiriyoruz.

 

 

Kulüpleri, stadyumları, dünyaca ünlü yıldızları ve dünyanın en iyi teknik direktörleri… Evet, Premier League’in cazibesi çok! Ancak futbolseverlerin gözbebeği olmasının gerçek nedeni, galiba ligdeki rekabet seviyesinin yüksekliği… Herkesin herkesi yenebildiği bir ligi kim izlemek istemez ki! La Liga ya da Serie A’da bir Leicester City çıkar mı? Peki, her maçtan bir hikaye? Çok zor…

 

Bu sene ise karşımızda bambaşka bir senaryo var. Klopp’un Liverpool’u dolu dizgin gidiyor. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri olan ve 13 şampiyonluk madalyası bulunan Zlatan İbrahimoviç, Mourinho’nun Manchester United ile bu başarıya ulaşabilecek mi, merak ediliyor. Conte, Chelsea’de aldığı galibiyetlerle parmak ısırtıyor. Pep Guardiola, Barcelona ve Bayern Münih ile yaptığını Machester City’de yapabilecek mi diye bekleniyor. Tottenham ile gösterdiği performans ile FIFA En İyi Teknik Direktör ödülüne aday olan Pochettino, kaldığı yerden devam ediyor. Arsene Wenger ile 20 yılı, görkemli bir şekilde geride bırakan Arsenal ise zirveye ortak…

 

 

Premier League’i yerinde izlemek, sadece iyi futbol izlemek değil, Aynı zamanda bize göre ütopik sayılabilecek bir futbol kültürüne de tanıklık etmek anlamına geliyor. Neticede yüzlerce yıllık bir kültürden bahsediyoruz. Maç öncesi gidilen publar, tribünde eşlik edilen şarkılar… Parçası olmak istediğiniz bir ritüelin içinde olmak ve yerinde deneyimlemek apayrı bir duygu!

 

‘Yabancı misafirlerinin’ ilgisinin gayet farkında ve memnun olan Premier League kulüpleri de kapılarını, futbolseverlere sonuna dek açıyor. Birçok stadyum ve kulüp müzesi maç olmadığı sürece haftanın her günü açık. Ziyaretçiler, soyunma odalarından koridorlara, basın toplantı odalarından yedek kulübelerine her yeri gezebiliyor.

 

 

İstatistiklere göre İngiltere dışından gelen futbolseverlerin en çok ilgi gösterdiği kulüp Arsenal… Arsenal’i sırasıyla diğer Londra kulüpleri West Ham, Chelsea ve Tottenham takip ediyor. Hal böyle olunca ‘maça bilet’ bulmanın zorluğu ve özellikle ‘ücretlendirmesi’ konusunda da, yine bu 4 takım zirveyi kimselere bırakmıyor. Yani özetle Londra’yı ziyaret eden her futbolsever, stadyumda maç izleme ‘şerefine’ ulaşamıyor.

 

Buna karşın “parası neyse verir, bileti alırım” düşüncesiyle İngiltere’ye seyahat etmek yapacağınız son şey olsun. Bunun yerine hem 0 yer garantili hem de 0 yerli bir seçeneğiniz var. POP Event ile kapıda kalma riski, sizden epey uzakta, siz de bu sayede diğer futbolseverlerin birkaç adım önündesiniz…

PREMIER LEAGUE MAÇ BİLETLERİ SATIN AL