Blog
Takvimleri Tenise Göre Ayarlıyoruz!
07 Nisan 2017, Cuma

Takvimleri Tenise Göre Ayarlıyoruz!

Ne maç oldu değil mi, Avustralya Açık Tek Erkekler finali… Sanki, çok sevdiğimiz ama bir o kadar da hasret kaldığımız eski bir dostumuzu görmüşüz gibi iyi geldi, hepimize! Sezon başlarken, Rafael Nadal ve Roger Federer’in tüm sakatlıkları ve talihsizlikleri atlattıklarını ve kortlara geri döneceklerini biliyorduk ama hiçbirimiz böylesine bir dönüş beklemiyorduk, herhalde… Meğer formsuzluk, mücadele ettikleri ve atlattıkları şeylerden biri hiç olmamış!

 

FEDERER

Onlardan ayrı kaldığımız dönemde, yani onlar olmadan izlediğimiz turnuvalarda da çok iyi maçlar, kıran kırana mücadeleler vardı. Novak Djokovic, sazı bir süre elinden bırakmadı… Bir de ‘sonunda’ dünyanın bir numarası olmayı başaran ve kalpleri kazanan Andy Murray vardı. Ve onları biraz olsun zorlamayı başaran ve hatrı sayılır bir hayran kitlesi edinen Stanislas Wawrinka... Fransızların ‘çılgın raketi’ Gael Monfils de farklı bir hava getirdi, kortlara… Milos Raonic de, Kei Nishikori de…

 

NADAL

Lakin ‘onlar’sız hep biraz eksikti sanki… Umarız sezon başladığı gibi devam eder ve erkek tenisinde muhteşem bir sezon izleriz. Çünkü ‘şu kadro’ çok uzun yıllar bir arada izleneyemecek kadar değerli oyuncular ve büyük bir rekabetten oluşuyor! Bu da tenisseverler, önümüzdeki -en az- 10 yıl boyunca bir daha bu kadar şanslı olamayabilir anlamına geliyor. Bu kadroyu izleyebiliyor olmak Maradona’yı, Cruyff’u ya da Michael Jordan’ı oynarken izlemek ile aynı şey, bir anlamda… Yani fırsat varken, her turnuvayı zevkle takip etmek ve hatta mümkünse canlı canlı, kendi gözlerinizle bu oyuncuları izlemek eşi benzeri bulunmayacak anılara dönüşebilir!

 

DJOKOVIC

Avustralya Açık’la başlayan grand slamler, Mayıs’ın son haftasında Roland Garros ile devam edecek. Fransa’daki bu muhteşem yarışın ardından, tenisin süper yıldızları bir ay sonra bu kez dünyanın en prestijli tenis turnuvası Wimbledon’da yarışacak. Ve sezonun son grand slami için son durak yine Amerika Birleşik Devletleri olacak.

 

Yaşadığımız yüzyılın en görkemli erkek tenisçileri, grand slamler dışında, 4 tanesi Amerika kıtasında olmak üzere tam 9 master turnuvası için de korta çıkacak. Bu turnuvalardan 4’ü ise yılın en güzel aylarında Avrupa kıtasında yapılacak. Nisan ortasında Monte Carlo Masters’da kupa için yarışacak olan yıldızlar, Mayıs başında İspanya’ya geçecek ve Madrid Açık için ter dökecek. Madrid’in hemen ardından İtalya Açık için kapışacak olan raketler, Roma’da Wimbledon öncesi son ‘ciddi’ sınavlarını verecek.

 

MURRAY

Sezon bitmeden önce Avrupa’daki son büyük turnuva ise Paris Master ile gerçekleşecek.

 

Özellikle erkek tenisindeki kadronun değerinin ne kadar kıymetli olduğunu tekrar hatırlatmak için, John McEnroe’nun açıklamasına da değinmeli… Amerikallı efsane raket, “Sapı daha ağır raketler yeniden yapılmaya başlandı. Demek ki, birileri oyuncuların farklı stillerde oynamasını istiyor” demişti. Bu açıklama, bir komplo teorisi gibi görünse de McEnroe’nun aslında referans vermek istediği, değinmeye çalıştığı şey özellikle federasyonların genç yaş kategorilerindeki oyuncuları çiftler tenisi oynamasını ‘zorunlu’ kılması ile aynı noktayı destekliyor. Federasyonlar ya da efsanenin deyimiyle ‘birileri’ bu jenerasyonun kaybolmamasını, daha doğrusu bu jenerasyonun bizlere farklı stillerde izletmiş olduğu estetik tenisin kaybolmaması için uğraştığı...

MONTE CARLO MAÇ BİLETİ SATIN AL ROLAND GARROS MAÇ BİLETİ SATIN AL MADRID OPEN MAÇ BİLETİ SATIN AL WIMBLEDON MAÇ BİLETİ SATIN AL ITALIAN OPEN MAÇ BİLETİ SATIN AL PARIS MASTERS MAÇ BİLETİ SATIN AL

Özetle; şu an sporseverlerin izleme şansını yakaladıkları kadro muhteşem ve çok kıymetli… Eğer siz de tenisi ve seyahati seviyorsanız, bu fırsatı iyi değerlendirin… Hayatınızın geri kalanı için unutulmaz bir anınız olsun!