WIMBLEDON ŞAMPİYONASI 2018 BİLETLERİ

  • Şehir Hakkında
  • Turnuva Hakkında
  • Yapılması Gereken 5 Şey
Şehir Hakkında

Grand Slam takviminde Avustralya Açık ve Rolland Garros’un ardından üçüncü sırada yer Wimbledon Tenis Turnuvası, dünyanın en önemli turizm merkezleri arasında bulunan Londra’da düzenleniyor. 13 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip olan Londra, ortasından geçen Thames Nehri tarafından ikiye bölünüyor. Şehre adım attığınızda turnuvayı izlediğiniz saatler dışında istediğiniz gibi vakit geçirebileceğiniz sayısız seçenek yer alıyor. Kule Köprüsü ile beraber Big Ben Saat Kulesi, Buckingham Sarayı, Trafalgar Meydanı, dev dönme dolap London Eye ve büyüleyici Parlamento Binası ve futbol tarihine damga vurmuş efsanevi Wembley Stadyumu da Londra’da bulunuyor. Eğlence tutkunları için de önemli bir yer olan Londra, tüm dünyaya yayılan Hard Rock Cafe zincirinin doğduğu şehir olarak da öne çıkıyor. Turnuva için geldiniz şehirde Hard Rock Cafe'nin hala hizmet veren ilk şubesini ziyaret edebilirsiniz.

Turnuva Hakkında

Dünyanın en prestijli tenis turnuvası olan Wimbledon, dört Grand Slam arasında çim kortlarda oynanan tek turnuva olarak özel bir yer tutuyor. Özel olarak üye kabul eden, en prestijli tenis kulübü All-England Club tarafından organize edilen Wimbledon'un tarihi 1877 yılına dayanıyor. 1968 yılına dek düzenlenen daha dar kapsamlı hali amatör dönem olarak adlandırılan turnuva, 1968’den itibaren ise tüm dünyaya açılarak bugünkü halini aldı. Erkeklerde 1877’de Britanyalı Spencer Gore’un şampiyonluğu ile başlayan turnuva, sonrasında onlarca büyük yıldızın efsanevi oyunlarla kazandıkları şampiyonluklara ev sahipliği yaptı. All-England Club’ın efsaneleri ağırladığı, en unutulmaz finallere sahne olan Merkez Kort’u ise tarih boyunca Rod Laver, Björn Borg, Boris Becker, Andre Agassi, Pete Sampras, Goran Ivanisevic ve Roger Federer gibi birçok büyük efsanevi ağırladı. 2016 yılına dek erkeklerde en fazla şampiyon olma rekoru yedişer şampiyonlukla William Renshaw, Pete Sampras ve Roger Federer’e ait. Kadınlar mücadelesi, erkeklerden yedi yıl gecikmeli olarak başladı ve ilk şampiyon Maud Watson adını tarihe yazdırdı. Erkleklerde olduğu gibi 1968’de tüm dünyaya yayılan ve amatör dönemden çıkan turnuvanın tarihine damga vuran ve en fazla kazanan isim dokuz şampiyonlukla Martina Navratilova oldu. Navratilova'nın sahip olduğu rekor, otoriteler tarafından spor tarihinde tekrar kırılması en zor rekorlarından biri olarak gözüküyor. Navratilova’nın son döneminde onu iki kez üst üste devirerek ilk şampiyonluklarını alan Alman yıldız Steffi Graf da yedi şampiyonlukla Amerikalı efsaneyi takip ediyor. İki büyük efsanenin yanında Venus Williams, Serena Williams ve Petra Kvitova gibi birçok günümüz efsanesi de Merkez Kort’ta tarihi zaferlere imza attı.

Yapılması Gereken 5 Şey

1- 135 metrelik yüksekliğiyle 31 Aralık 1999’da açılan, ilk misafirlerini ağırladığı 1 Şubat 2000’den bu yana Londra manzarasını izlemenin en iyi, en eğlenceli ve en cesur yolu olan dev dönme dolap London Eye’a binmeyi unutmayın.

2-  Şehir merkezinde, kraliyet parklarının en büyüğü olan Hyde Park’ta yemyeşil bir gezintiye çıkarak şehir içinde olmanıza rağmen şehrin yoğunluğunu bir an da olsa unutun ve doğayla iç içe dakikalar geçirin.

3- Britanya Müzesi ve Bilim Muzesi ile beraber 1824’ten bu yana açık olan ve 2000’den fazla eser barındıran Ulusal Galeri'yi gezerek unutulmaz kültür turlarından birini yapın.

4- Eğlenmeyi ve eğlenirken rock ve metal müzik dinlemeyi seviyorsanız, tüm dünyada 59 ülkede 200’e yakın şubesi bulunan Hard Rock Cafe’nin 1971’de Londra’da açılan ilk şubesini mutlaka ziyaret edin.

5- Turist ziyaretine de açık olan, kraliyet ailesinin evi Buckingham Sarayı’na mutlaka uğrayın. Çünkü bir saray olmasına rağmen içindeki eserler sayesinde aynı zamanda Britanya’nın en güzel ve özel sanat galerilerinden birini de görmüş olacaksınız.